Loading

Sabit Kıymet Edinilmesi Sürecinde Kayıtların Tek Düzen Hesap Planına Uygun Olması.(Konuk Yazar SMMM Hüseyin Yörükoğlu)

31 Mayıs 2021

Not: Makaleler yazarın kişisel görüşünü ifade etmekte olup kaleme alındığı tarihteki mevzuat düzenlemeleri açısından geçerlidir. Daha sonra meydana gelecek değişimler uygulamada farklılık yaratabilir. Bu nedenle makale tarihini göz önünde bulundurunuz.

 

31.05.2021

 

Konu: Sabit Kıymet Edinilmesi Sürecinde Kayıtların Tek Düzen Hesap Planına Uygun Olması.

 

Firmalar zaman zaman ihtiyaçları olan bir sabit kıymeti imal etmek veya ettirmek için sabit kıymetle ilgili parçalar satın almakta, bu parçaların monte edilmesi sonucu yeni bir sabit kıymet sahibi olmaktadırlar.

 

İşte bu süreçte bazı firmalar tarafından tek düzen hesap planına uyulmadığına tanık olmaktayız.

 

Bu bağlamda satın alınan parçaların bedelleri ve satın alma giderleri ya direkt olarak Maddi Duran Varlıklar Hesaplarına veya bir kısmı Maliyet Hesabına alınmakta, parçalar montaj işlemine tabi tutulduklarında Maddi Duran Varlıklar Hesaplarından çıkarılmakta, montaj işleminden sonra ise tekrar ilgili Maddi Duran Varlıklar Hesaplarına alınmaktadır.

 

Böylece;

 

1-İşletmenin faaliyetlerinin yürütülmesinde henüz kullanımına hazır olmayan parçaların maddi duran varlıklar olarak aktifleştirilmesi,

 

2-Maddi duran varlıklar hesabına alınması gereken harcamaların maliyet hesaplarına alınması,

 

3-Yıl sonlarında henüz sabit kıymet durumuna gelmeyen parçalardan sehven amortisman ayrılması,

 

4-Sabit kıymetler listesinde fazladan sabit kıymet bulunması gibi yanlışlıklara sebebiyet verilebilmektedir.

 

Oysa firmaların ihtiyaçları olan bir sabit kıymeti imal etmek veya ettirmek için satın aldıkları tüm parçaların bedelleri ile satın alma masraflarını ve montaj sırasında yaptıkları masrafları ‘Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabı’nda takip etmeleri, montaj işleminin sonuçlanmasından sonra söz konusu ‘Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabı’nın ilgili ‘Maddi Duran Varlıklar Hesabı’na aktarılması gerekmektedir.

 

Daha önce yayımlanan bir yazımızda ülkemizde ticari defterlerin çoğunlukla ve maalesef vergi uygulamasına dönük olarak tutulduğu bu durumun da şirket yöneticilerin şirketin mali durumunu görmelerini engellediği, ülke ekonomisinin gerçek durumunun ortaya konulmasını güçleştirdiği ve hukuksal meselelerin çözümüne engel olduğu vurgulanmış, Türk Ticaret Kanunu'nun 64/1’inci maddesinde de bu yönde düzenlemeler olduğu belirtilmiştir.

 

Bu bağlamda yukarıda belirttiğimiz amaçlara erişilebilmesi için işletmeler, muhasebe sistemlerini tekdüzen hesap çerçevesi ve hesap planı doğrultusunda kurmak zorundadırlar.

 

Nitekim, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/6. Maddesinde bu Kanuna göre belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslar ile muhasebeye yönelik bilgisayar programlarının üretilmesine ve kullanılmasına ilişkin kural ve standartlara uymayanlara 250.000.000 (522 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2021'dan itibaren 9.000 TL) lira özel usulsüzlük cezası kesileceği hüküm altına alınmıştır.

 

Tüm bu sebeplerle hem bilanço, gelir tablosu, mizan ve sabit kıymet listelerinin gerçeği göstermesi, hem de özel usulsüzlük cezası ile karşılaşmaması için ticari defterlerin tek düzen hesap planına uygun olarak tutulması gerekmektedir.

 

(Hazırlayan: Hüseyin Yörükoğlu, SMMM) PDF

paylaş