Matrah Artırımı, Vergi Borçlarının Yapılandırılması, İşletme Kayıtlarının Düzeltilmesi Gibi Birçok Düzenlemeyi İçeren Yeni “Af Kanunu” Tasarısı TBMM’ye Sunuldu.(Aytaç AYGÜN, Vergi Hizmetleri Direktörü)



Not: Makaleler yazarın kişisel görüşünü ifade etmekte olup kaleme alındığı tarihteki mevzuat düzenlemeleri açısından geçerlidir. Daha sonra meydana gelecek değişimler uygulamada farklılık yaratabilir. Bu nedenle makale tarihini göz önünde bulundurunuz.

01.05.2018

Konu: Matrah Artırımı, Vergi Borçlarının Yapılandırılması, İşletme Kayıtlarının Düzeltilmesi Gibi Birçok Düzenlemeyi İçeren Yeni “Af Kanunu” Tasarısı TBMM’ye Sunuldu.

Özellikle son aylarda vergide yeni bir af kanununun gündemde olduğu sıkça konuşulmaktaydı. 30.04.2018 tarihinde TBMM’ye sunulan kanun tasarısı ile konu resmiyet kazanmış oldu.

Matrah artırımını da kapsayan vergi affı kanunlarının son ikisi 2011 yılındaki 6111 ve 2016 yılındaki 6736 Sayılı Kanunlardı. Temel olarak benzer konuları kapsayan bu iki Kanunda, getirilen avantajların şartları ve prensipleri hemen hemen aynıydı.

Dün TBMM’ye sunulan tasarı da ana hatlarıyla bu iki kanunla aynı düzenlemeleri kapsıyor diyebiliriz.

TBMM’deki görüşmelerde tasarının içeriğinde bir değişiklik yapılmazsa, yeni af kanunumuzun kapsadığı konular aşağıdaki gibi olacak:

1.Matrah Artırımı.

Matrah artırımı; yine gelir vergisi, kurumlar vergisi, stopaj ve KDV’yi kapsıyor.

Ancak gelir ve kurumlar vergisi için son iki kanunda olduğu gibi beş yıl değil, dört yıla ilişkin matrah artırımı mümkün olacak. Buna göre kurumlar vergisi için 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin matrah artırımı yapılabilecek. Yani 2017 yılı tasarıya dahil edilmemiş.

Stopaj ve KDV yönünden ise son beş yıla ilişkin matrah artırımı yapmak mümkün.

Bu vergi türleri itibariyle matrah artırımı yapan mükellefler, artırdıkları matraha ilişkin vergi yönünden ilgili yıl için incelenemeyecek ve tarhiyata muhatap tutulamayacaklar.

Tasarıya göre gelir ve kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmak isteyen mükelleflerin bu matrahlarını,

2013 yılı için %35,

2014 yılı için %30,

2015 yılı için %25,

2016 yılı için %20

oranında artırması gerekli.

Ancak, kurumlar vergisi mükelleflerinin zarar vb. nedenlerle bu yıllarda beyan ettikleri matrahının olmaması durumunda, artırılan matrahlar,

2013 yılı için 36.190 TL,

2014 yılı için 38.323 TL,

2015 yılı için 40.701 TL,

2016 yılı için 43.260 TL’den

Az olamayacak.

Buna göre artırılan matrahlar %20 oranında vergilendirilecek. İlgili yıllarda beyannamelerini süresinde veren ve tahakkuk eden vergileri zamanında ödeyen mükellefler için bu oran %15 oranında uygulanacak.

Matrah artırımında bulunulan yıllarda zarar beyan edilmiş olması halinde zararın %50’si sonraki yıllarda mahsup edilemeyecek.

2.Gerçekte Olduğu Halde İşletme Kayıtlarında Bulunmayan ya da Kayıtlarda Bulunduğu Halde Gerçekte Olmayan Kıymetler İçin Düzeltme İmkânı Geliyor.

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, işletmede mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları özel bir karşılık hesabı kullanmak ve bedelleri üzerinden sorumlu sıfatıyla KDV ödemek suretiyle defterlerine kaydedebilecek.

Emtia için ayrılan karşılık sermayenin unsuru sayılarak vergilendirilmeyecek. Yani bu hesabın ortaklara dağıtılması halinde kar payına ilişkin gelir vergisi stopajı yapılmayacak.

Benzer şekilde, kayıtlarında mevcut olduğu halde gerçekte bulunmayan mallar için belli bir kar oranı dikkate alıp, fatura düzenleyerek ve diğer vergisel yükümlülükleri de dikkate alarak kayıtlarına alabilecek.

Bu işlemler için geçmişe yönelik vergi ziyaı cezası uygulanmayacak.

3.Ortaklar Cari Hesabı ve Fiktif Kasa Bakiyeleri Düzeltilebilecek.

Kurumlar vergisi mükellefleri 31.12.2017 tarihi itibariyle bilançolarında gözüken ancak kasada gerçekte bulunmayan tutarlar ile ortaklardan alacaklar hesabı %3 oranında vergi ödeyerek bu hesaplarını düzeltebilecek.

Geçmişe yönelik bu işlemle ilgili bir tarhiyat yapılamayacak.

Ancak geçmiş düzenlemelerde olduğu gibi düzeltilen tutarlar ve ödenen vergiler kurum kazancında gider olarak dikkate alınamayacak.

4.Vadesi Gelmiş Olan Kesinleşmiş ya da Dava Aşamasında Bulunan Vergi Borçları Yapılandırılıyor.

Vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olan kesinleşmiş vergiler ve buna ilişkin cezalar, Kanunda yer alan süre ve şekillerde ödenmesi halinde yapılandırılıyor. Buna göre vergilerin tamamı ile gecikme faizi ve zammı gibi alacaklar yerine enflasyon oranına göre hesaplanan tutarın ödenmesi gerekiyor.

Bir vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları ile idari para cezalarının ise yarısının tahsilinden vazgeçiliyor. Yapılandırma ikişer aylık dönemler halinde azami 18 ayda ödeme şeklinde yapılacak.

Dava aşamasında bulunan ikmalen, resen ve idarece yapılmış olan tarhiyatlarda ise verginin yarısının tahsilinden vazgeçiliyor. Ayrıca bu alacaklara ilişkin gecikme faizi, zammı gibi feri alacaklar yerine yine enflasyon oranına göre hesaplanan tutarın ödenmesi gerekiyor.

5.Devam Eden Vergi İncelemeleri Sonucu Tarh Edilecek Vergilerin Önemli Bir Bölümü Tahsil Edilmeyecek.

Kanunun yayımlanmasından önce başlanmış vergi incelemeleri sonucu tarh edilecek vergilerin %50’sinin ve vergi aslına bağlı cezaların tamamının tahsilinden vazgeçiliyor.

Yine vergi incelemeleri sonucu vergi aslına bağlı olmayan kesilecek cezaların ise %75’inin tahsilinden vazgeçiliyor.

Bununla birlikte, 6736 Sayılı Af Kanununda yer alan yurtdışında bulunan para, altın, döviz vb. kıymetlerin Türkiye’ye getirilmesi durumunda bu varlıkların serbestçe tasarruf edilebileceği ve gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye’de bulunan ancak defterlerine kaydedilmemiş kıymetlerini vergilendirmeden kayıtlarına alabilmesine imkan sağlayan “Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması” başlıklı düzenleme ise tasarıda yer almıyor.

TBMM’de kabul edildiğinde ya da metninde değişiklik olduğunda ayrıca duyuracak olduğumuz ve düzenlemeyle ilgili ayrıntılı bilgi vereceğimiz tasarıya ekli PDF dosyasından ulaşabilirsiniz. 

(Hazırlayan: Aytaç AYGÜN, Vergi Hizmetleri Direktörü)