Kiranın Başkasının Hesabına Yatırılması.(II)(Konuk Yazar SMMM Hüseyin Yörükoğlu)



Not: Makaleler yazarın kişisel görüşünü ifade etmekte olup kaleme alındığı tarihteki mevzuat düzenlemeleri açısından geçerlidir. Daha sonra meydana gelecek değişimler uygulamada farklılık yaratabilir. Bu nedenle makale tarihini göz önünde bulundurunuz.

19.09.2019

Konu: Kiranın Başkasının Hesabına Yatırılması. (II)

Bir önceki yazımızda, herhangi bir sebepten dolayı kiracıdan elde edilecek kiranın, eş, çocuk veya ev sahibinin bir yakınının hesabına yatırılabildiği, böyle bir durumda akla iki soru geldiği belirtilerek bunların,

1-Yakının hesabına yatırılan kirayı kimin beyan edeceği?

2-Üçüncü kişiye yapılan ödemenin kiracıyı borcundan kurtarıp kurtaramayacağı şeklinde olduğu idi.

Önceki yazımızda ilk soruya yani hesabına para yatanın durumuna cevap aranmış, bu yazımızda ise parayı yatıranın durumuna cevap aranacaktır.

6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 299’uncu maddesinde kira sözleşmesi şu şekilde tarif edilmiştir: “Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.”

Bu maddeden anladığımız, birinci olarak bir kişi bir şeyini bir başka kişinin kullanmasına ve ondan yararlanmasına bırakmakta, bir başka kişi de buna karşılık o şeyin kiralayanına bir kira bedelini ödemeyi üstlenmektedir.

Burada belli kişiler arasında bir hizmet alış verişi söz konusudur. Bu durumda kira ödemesinin ev sahibinin rızası dışında başka birinin, yani ev sahibinin eş, çocuk veya bir yakınının hesabına yatırılması bize göre kiracıyı borcundan kurtarmayacaktır. Zira, kiralayan kira bedelini tahsil etmediğini ileri sürerek kiracı aleyhine icra takibi başlatabilecektir.

Nitekim, TC Yargıtay 8.Hukuk Dairesi Esas No: 2017/1881, Karar No: 2017/4519 ve  28.3.2017 tarihli “Kira bedeli aksi kararlaştırılmadıkça kiraya verene ödenmesi gereken borçlardan olup üçüncü kişiye yapılan ödeme kiracıyı borcundan kurtarmaz. Bu sebeple davacı alacaklı tarafından kira ödemesi olarak kabul edilmeyen üçüncü kişi adına yapılan ödemeler davalı kiracı şirketi borçtan kurtarmaz.” şeklindeki kararı ile bu konuya açıklık getirmiştir.

Ancak, kiraya verenin bankaya gidemeyecek olması, uzakta öğrenim gören bir yakınına para göndermesinin gerekmesi gibi nedenlerle kira ödemeleri zorunlu olarak da başka birinin hesabına yatırılabilmektedir.

Bu durumda, kanımızca kiracının kiraya verenden örneğin, “Kiracısı olduğunuz… adresindeki gayrimenkulün kira bedelinin oğlumun/kızımın … no.lu banka hesabına yatırılmasını talep ediyorum.” şeklinde yazılı bir talimat alması ve yatırdığı kira bedelinin dekontunda da kiranın kiralayan adına yatırıldığının belirtilmesi kiracıyı sorumluluktan kurtaracaktır.

Kiranın başka birinin hesabına yatırılması konusunda Gelir İdaresi Başkanlığı’nın uygun görüşleri bulunduğundan yazımızda belirtilen hususlar dikkate alınarak işlem yapıldığında kiranın, eş, çocuk veya ev sahibinin bir yakınının hesabına yatırılması kirayı yatıran açısından bir problem teşkil etmemekle birlikte önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi taşınmaz kendisine ait olmayıp hesabına taşınmazın kirası yatan kişiler beyanname vermeyecek olmaları nedeniyle neden beyanname vermedikleri şeklinde bir soruyla karşı karşıya kalabileceklerdir.

(Hazırlayan: Hüseyin Yörükoğlu, SMMM)